Yazı Detayı
16 Temmuz 2018 - Pazartesi 14:01
 
“MİLLİ İRADE”YE BİSMİLLAH.
Gider'in Gündemi
bayburtsila@gmail.com
 
 

 “BİSMİLLAH” TRT’den izliyoruz “Yeni Türkiye’nin ilk günü”nü.. İlgimi çekti, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali ERBAŞ Hoca Efendi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Başkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın seçilmesinin ardından bütün dünyanın gözü önünde dua ediyordu.. Eski dönemlerde olsaydı yer yerinden oynardı.

 

Hiç Devlet Başkanı seçildi diye Diyanet İşleri Başkanı dua mı edermiş diye.. Hiç böyle bir yanlışlık (!) olabilir miymiş. Böyle bir yanlışlığı (!) kim yönlendirmiştir diye de araştırmalar yapılır, her yerde söylenmeyen sözler öylesine bir anda, her ortamda dile getirilip, birilerinin kişiliklerini yerlerde sürdürmek istenirdi ki eskilerde.. Çok sevinçliyim. Ülkemiz için, Milletimiz için öyle güzel bir başlangıç oldu ki.. Şu an konuya nasıl başlayacağımı inanın tam olarak bilemiyorum. Nereden başlasam? Diye kendi kendime düşünüp durmaktayım.  Öyle hızlı gündemler oluştu ki şu kısacık süre içerisinde. 09 Temmuz 2018 Pazartesi günü bir yerlere yazmışım bir şeyler.. Yeni Türkiye’nin ilk günü bu gün… Allah’ım hayırlı, uğurlu etsin. 

 

 

Akşam Bakanlar Kurulu açıklandı; Bayburt’tan Bakan yok ancak, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR, Milli Savunma Bakanı olunca, Aslen Bayburtlu olan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar GÜLER Yeni dönemin ilk Genel Kurmay Başkanı oldu. - Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Başkanı ile Milletvekillerinin seçimi 24 Haziran (2018) Pazar günü yapılacaktı.. Bütün Türkiye’de olduğu gibi, Bayburt’ta da “algı operasyonları” en önde yarışır durumdaydı..

 

19 Haziran (2018) Salı günü, gün gün yapmış olduğum değerlendirme yazılarıma bir kere daha bakıp, artık değiştirmeyecek olan beklentilerimi yazarak, o beklenen günün - beklenen sayılarını (seçim akşamının) açıklanacak sayılarıyla karşılaştırmak üzere, kapalı bir yere bırakıyorum. Beklenti yazımı, öyle ya, Salı günü yazdığıma göre, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi günü, Pazar’ın gündüzünü de eklemek gerekirse tam altı günü dondurmuş oldum. Özetçe, ne deniyordu o günlerde: “AK Parti büyük yenilgi yaşayacak, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Birinci Turda seçilemeyecek!.. Peki biz ne demişiz beklenti olarak?.. Tam tersini.. Yalancı olmayayım; çok yakın olduğum bazı arkadaşlarımla 21 Haziran (2018) Perşembe günü durum değerlendirmesi yaparken, 24 Haziran seçiminin, seçim yapılmadan (seçim öncesinde) iki kazananının var olduğunu söyledim: 1. Milliyetçi Hareket Partisi, 2. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN.. Bazı sayılara da yer vermişim.. Doğrusunu söylemek gerekirse, MHP = 7 - 8 // İYİ = 3.00 HDP ile CHP büyük bir tokat yer diye düşünmüşüm.. Peki bu durumda yanlış mı yaptım? Bunun karşılığını bir tarafa bırakıp, 23 Haziran cumartesi günü (seçimden bir gün öncesinde) söylediğim söze geçeyim.. Bir gün önceki düşüncem şöyle idi: Cumhurbaşkanı seçimi yarın yapıldığında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN birinci turda yüzde 52 (çevresinde) bir oyla seçilecek.

 

Allah’ım hayırlısını nasip etsin; Sayın ERDOĞAN sanırım, yüzde 52.54 oy aldı.. Benim bu söylediklerimle “müneccimlik” (haşa..) yaptığım sanılmasın.. Doğrusu, var olan bazı değişmezliklerin yanı sıra, bazı olumsuzlukları da göz önünde bulundurarak, gerçeklerin ortaya konulmasından başka bir şey değildir. Konuyu dağıtmamak için sayılarla ilgili olarak görüşümü sizlere arz edeyim: Evet, MHP ile İYİ parti konusunda (oy yüzdelerinde) açık bir yanılgım göze çarpmaktadır; bu bir gerçek. Bunun nedenini açıklamak çok zor değil; CHP’nin HDP’ye açıktan destek vermesi CHP’nin belli bir oranda oyunun (özellikle batıda) HDP’ye, bir bölümünün de İYİ Parti’ye kaymış olmasını sağladı. MHP’nin oylarının artmış olması ise birlikte “ittifak” kurdukları AK Parti’den bir iyimserlik göstergesi olarak belli bir oranda oyun ortak partiye verilmiş olmasıyla ilgiliydi. Özet olarak, Bayburt’ta olduğu gibi, Türkiye’nin diğer illerinde de seçim öncesi çalışmalarında MHP’lilerin: “Biz Cumhurbaşkanı’na oy vereceğiz, sizde bizim adayımızı destekleyin” gibi bir deyimin meyvesi olarak partinin yüzünü güldürmüştür. <<Yeni Türkiye’nin İlk Günü>> sözcüğünün çokça dile getirildiği güne dönelim yine:

 

09 Temmuz (2018) Pazartesi gününe.. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne Bismillah diyoruz.. Bayburtlular olarak en az bir Bakanlık bekliyoruz.. Olmadı. İki bakan beklentisinde bile olanlarımız vardı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Başkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN TBMM’ne gelip yemin etti.

 

Bu yeminle “Sistem” başlamış oldu. Eski kötü kalıntıların sevdalısı birileri, o alışılmış davranışlarını sürdürmek istedi iseler de, başarılı olamadıklarını kendileri de gördü. Sayın ERDOĞAN TBMM’ne girdiğinde ayağa kalkmayan saygısızlar ne yazık ki, bu Millet’in temsilcileri olarak şu an orada bulunmaktadır.. Ne oldu?.. Bekleniyordu ki, gündem oluşturacaklar.. Öyle olmadı. Konu, sadece gazetecilerin sorusuyla dile getirildi. Yeni dönemde T.C.’nin ilk Başkanı olan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, TBMM'deki yemin töreni sırasında ayağa kalkmayan CHP’lilerle, HDP'lilere tepki gösterip, şöyle dedi: "Hiç umurumda değil. Bana göre o da yine kendilerine fatura ettikleri bir harekettir." Sayın ERDOĞAN konuyla ilgili değerlendirmelerinde: “…Muhalefetin bu tür yaklaşımları kendilerine zarar verir. Bize hiçbir zarar vermez. Bunların hepsi milletin gözü önünde oluyor, gizli saklı değil. Örneğin İstiklal Marşı okunacağı anda bile birilerinin kaşına gözüne bakarak ayağa kalkanlar milletin gözünden kaçmadı. İstiklal Marşı bu Milletin marşıdır belli bir grubun marşı değildir.

 

CUMHURBAŞKANI İÇERİ GİRERKEN AYAĞA KALKMIŞ KALKMAMIŞ HİÇ UMURUMDA DEĞİL

 

O da yine kendilerine fatura ettikleri bana göre bir harekettir. Tayyip ERDOĞAN ‘Cumhurun Başkanı’ olarak oraya inmiştir ve 26 milyon 334 bin kişinin oyunu almış bir Cumhurbaşkanı var. Kabul edersin etmezsin, bu 26 milyon 334 bin kişiye saygısızlıktır. Onun için de yine benim bir hocamın ifadesiydi. ‘Nefisini bil, kendini bil, haddini bil’ derler. Bu işler rastgele olan işler değil. Süleyman (SOYLU) Bey'e tavır koymuşlar; ya da, diğer arkadaşlara, (Org.) Hulusi (AKAR) Beye tavır koymuşlar ki şimdi kimin kime neden tavır koyduğu ortada. Şimdi söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Şimdi Milli Savunma Bakanımız (Hulusi AKAR) ne yaptı? Vatanı korumanın, teröre karşı dış güçlere karşı mücadelesini verdi, Süleyman (SOYLU) Bey ne yaptı? Teröre karşı, dış güçlere karşı amansız bir mücadele verdi. Şimdi bütün bu mücadeleyi verenlere karşı eğer burada bir ittifak oluşuyorsa, bu onların kim gerçek kimliklerini göstermesi bakımından çok önemli, ama bizim için önemli değil. Biz sadece güler geçeriz. Ama şunu bilsinler ki biz teröre karşı olan mücadelemizi asla geri adım atmadan devam ettireceğiz. Biz ne dedik İstanbul'dan Ankara'ya (CHP öncülüğünde) “Adalet” (Yürüyüşü) adı altında yürüyüş yapanlar bu yürüyüşü kimle yaptılar? Terör örgütünün desteklediği kişilerle yaptılar. İlk ziyaretini kime yaptı adayları? Söylediğimde birileri gocunuyor. Terör örgütünün arkasında olduğu ve adeta bir terörist başı gibi, 53 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan bir kişi bu ve Diyarbakır'da sokağa döktü herkesi. Sorumlusu kim? Sen bir partinin başında olduğunu söylüyorsun, ölenler kim Kürt, öldüren kim onlar da Kürt. Sen Kürdü Kürde vurdurmuşsun. Bunlar Kürt'lerin adına konuşuyor. Yasal boşluktan istifade geldi aday oldu. Temenni ediyorum bu dönemde parlamento o boşluğu doldurulacaktır, yasal düzenlemelerle bunların da önü kapanacaktır. İç ve dış terör bunlarla mücadelemiz devam edecektir. Ciddi mesafeler aldık ama bunu hiç rehavete kapılmadan devam ettireceğiz." dedi. Peki TBMM’nde bu saygısızlığı gösterenler, karşılarında bulunan yeni dönemin ilk Başkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ndan hangi sözleri dinlemek zorunda kalmışlardı, ona da bir göz atalım: “.. Hizmeti Allah rızası için hizmet için yaptık? (Biz) Efendiliğe değil, Millete hizmetkar olmaya geldik. Geceli gündüzlü çalıştık. Milletimiz bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Sadece bize oy verenlerin değil 81 milyonun tamamının Cumhurbaşkanı olduğumuzun bilinciyle Milletimize layık olmaya çalışacağız." ".. Bismillah diyerek adımını attığımızın ilk imtihanı 2023 hedefleridir. Hiçbir ülkenin toplumun vesayete kurtarıcıya ihtiyacı olmadığına insanlığa lazım olan tek şeyin adalet ve işbirliği olduğuna inanıyoruz. Demokrasiden temel hak ve hürriyetlere kadar her alanda daha ileriye gideceğiz. Bizim gönül sınırlarımızın hududu yoktur. Şu manzara bunun genişliğinin en somut örneğidir." "Yarın önce Azerbaycan'a ve KKTC'ye ilk ziyaretlerimizi yapacak. Çarşamba günü de NATO zirvesine gideceğiz. Cuma namazını mütakip kabinemizin ilk toplantısını gerçekleştireceğiz. Yeni dönemi de reform ve yenilenmenin adımlarını kabinemizle birlikte atacağız. Yeni yönetim sistemimizi sürekli geliştirerek ileriye taşıyacağız." Sayın ERDOĞAN’ın bence en önemli sözü, Bakanlarla Cuma günü dua edip, işe başlayacaklarını duyurmasının yanı sıra, "Kılavuzumuz demokrasi ve Milli İrade olacak.” Sözü olmuştur. Özet olarak hizmetleri süresi içerisinde, “.. Bu ülkede insanların herhangi bir sebepten ötürü dışlandığı dönemler bir daha geri gelmemek üzere geride kaldı. Önceliklerimizden biri güçlü köprüyle nereden geldiğini, nerede durduğunu ve nereye gitmek istediğinin şuurunda olacak nesiller olacaktır. Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi yapacağız.” diyerek sözlerini bağladı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan töreni TRT’den izlediğimizde göğsümüz kabardı. Yurtdışından tam 22 ayrı ülkeden devlet başkanının, diğer temsilcilerinin katıldığını görüyoruz. O gün TBMM Geçici Başkanı olan Durmuş YILMAZ’ın yanı sıra, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Vekili - TBMM Başkan Adayı (Eski Başbakan) Binali YILDIRIM, MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ, BBP Genel Başkanı Mustafa DESTİCİ, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel KARAMOLLAOĞLU.. Eski TBMM Başkanları: İsmail KAHRAMAN, Bülent ARINÇ, Köksal TOPTAN, Mehmet Ali ŞAHİN, Eski Başbakanlardan: Mesut YILMAZ (eşi Berna YILMAZ), Tansu ÇİLLER, Yıldırım AKBULUT, MİT Başkanı Hakan FİDAN, Yüksek Yargı Üyeleri, T.C. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali ERBAŞ, değişik dini cemaatlerin liderleri, Milletvekilleri, Bilim adamları, ünlü sporcular.. Törene Eski Bakanlar, Milletvekillerinin yanı sıra yaklaşık on bin kadar vatandaş katıldı. Bunların içerisinde, öğretmen, itfaiye eri, muhtar, esnaf, maden işçisi, diş hekimi gibi değişik kesimlerinden vatandaşlar da bulunmaktaydı. Ünlü iş adamlarının yanında önemli “medya” temsilcilerinin de katıldığı gözlerden kaçmadı. BİSMİLLAH diyerek açılmış bulunan bu yeni dönemin, Ülkemize – Milletimize hayırlar getirmesini Cenab – ı Hakk’tan dilerken, gelecekteki “hedefler”imize ulaşabilmemiz için Allah (C.C.)’ın Milletimize fırsat vermesini diler, Yeni Başkanımıza, Bakanlarımıza, Milletvekillerimize başarılar dilerim. Allah’ım, canları – kanları pahasına ülkesine, bütün değerlerine bağlı kalan bu Millet’ten razı olsun. Şehitlerimize Rahmet, Şehit ailelerine – Milletimize sabırlar versin. Gazilerimize de sağlıklı – başarılı – mutlu günler geçirmelerini dilerim.

 
Etiketler: “MİLLİ, İRADE”YE, BİSMİLLAH.,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Haber Yazılımı