Yazı Detayı
10 Mayıs 2018 - Perşembe 17:10
 
İdam Edilen Bayburtlu Bir Sadrazam: Kara İbrahim Paşa (1620-1687)
Dr. Serdar Göktaş
ÖzelDedektif
 
 

Bayburt’un Hınzeverek köyünde 1620 yılında dünyaya gelen Kara İbrahim Paşa, aslen Türk olup Katırcı Hasan adlı bir çiftçinin oğludur. Gençlik çağında Celali Abaza Hasan’ın etrafına topladığı levend eşkıyasına dahilken; bir aralık İran’a kaçmıştır. Kendisi için tehlikenin savuştuğunu kestirince geri dönmüş ve Mısır Valisi Firari Mustafa Paşa’nın hizmetine girip onun çuhadarı ve kethüdası olmuştur. İbrahim Paşa, daha sonra Kara Mustafa Paşa’ya intisap ederek onun Silistre Valiliği esnasında kethüdası olup paşası yükseldikçe İbrahim Paşa da yükselmiştir. 1676 yılında büyük imrahor, 1677 de ise üçüncü vezirlikle sadaret kaymakamlığına getirilmiştir. Seyitzade Mehmet Paşa'nın azledilmesi üzerine 13 Kasım 1677'de Kaptan-ı Derya olarak atanmıştır. Ancak, donanmaya ve denize ilgi göstermediği gerekçesiyle 1679'da kaptan-ı deryalıktan azledilmiş ve rütbesi beşinci vezirliğe düşürülmüştür.

 

Bu tarihten itibaren İbrahim Paşa, kendisini yetiştirip önemli mevkilere getiren Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'ya kin beslemeye başlamıştır. Onun düşmanları arasında yer alan Başimrahor (Padişahların ahır ve tavlalarının en yüksek derecedeki yöneticisi) Boşnak Sarı Süleyman ve Kızlarağası (Sarayda harem ağalarının en üst düzeydeki reisi) Yusuf Ağa ile işbirliği yapmıştır. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Serdar-ı Ekrem sıfatıyla Avusturya'ya doğru sefere çıkınca 1682'de “Sadaret Kaymakamı” olmuştur. II. Viyana bozgununun ardından işbirlikçi arkadaşlarıyla beraber padişahı ikna ederek Merzifonlu Kara Mustafa Paşa için bir idam fermanı çıkartılmasını sağlamıştır. Sultan IV. Mehmed tarafından 15 Aralık 1683'te idam edilen Merzifonlu’nun yerine sadrazamlık makamına getirilmiştir. İki sene süren sadrazamlığı boyunca kendisi harbe gitmeyerek üç cepheye (Avusturya, Lehistan ve Venedik) ayrı ayrı serdarlar göndermiştir. Cephelerde işler iyi gitmediği sırada hastalanmış, bunun üzerine Lehistan cephesi serdarı Sarı Süleyman Paşa, kendisine vekalet etmek üzere çağrılmıştır.

 

Kara İbrahim Paşa, Edirne'ye getirilen Sarı Süleyman Paşa'nın kendi yerine geçebileceğinden korktuğundan, Avusturya cephesine serdar yapmak suretiyle uzaklaştırmak istemiş, fakat bu niyeti sezildiğinden sadrazamlıktan azledilerek (Aralık 1685) mühr-ü hümayun Sarı Süleyman Paşa'ya teslim edilmiştir. Azlinden sonra emekliye sevk edilen Kara İbrahim Paşa aradan bir müddet geçince hacca gitmek istemiş, bu arada muhafazası için asker yazmaya başlamıştır. Muhalifleri bu hareketi padişaha karşı bir isyana hazırlık olarak göstermeleri üzerine Rodos Adası’na sürgün edilen ve 172 milyon akçe tutan mal varlıklarına müsadere yoluyla el konulan Paşa, adada boğdurulmak suretiyle idam olunmuştur (1687). Öldüğü sırada altmış sekiz yaşında olduğu kaydedilen Paşa'nın İzmir, Yenişehir ve Kelkit'te vakıfları vardır.

 

Alphonse De Lamartine, “Aşiretten Devlete Türkiye Tarihi” isimli eserinin 6. Cildinin 1417. Sayfasında, Paşa’nın kişiliği hakkında şu bilgileri vermektedir: “İbrahim Paşa, Devlet’e hizmet etmekten başka bir ihtirası olmayan, Devlet yönetiminde ve savaşta olgunlaşmış dürüst ve sadık bir adamdı. İki Köprülü’nün dehasına sahip olmadan onların geleneklerini yaşatıyordu. Padişah’ın yakınlarına ve Kara Mustafa Paşa’ya karşı duyduğu kıskançlık tek kusuru idi. Hepsini ya sürdü, ya da idam ettirdi.”

 

 

 
Etiketler: İdam, Edilen, Bayburtlu, Bir, Sadrazam:, Kara, İbrahim, Paşa, (1620-1687),
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Haber Yazılımı