Yazı Detayı
21 Ağustos 2017 - Pazartesi 12:33
 
“CENNET ANALARIN AYAĞI ALTINDADIR.” 2
Nazlı Aişe Daştan
bayburtsılagazetesi@hotmail.com
 
 

Evet Saygıdeğer Okuyucularım, bu yazımda “İslam’da Kız Çocuğu – Ana” konusuna değinmek istedim.. Neden mi bu konuya eğilmeyi gerekli gördüm?.. Anlatayım izninizle..

Yıllar önce Gazi Bayburt Dergisi’nin Haziran 1991 ayında yayınlanan 3. Sayının kapağındaki görüntü geldi gözlerimin önüne.. Başı, katlı ihramla örtülü bir ana.. Kışın soğuğunda yavrularını – ailesi hasta olmasın diye, onları daha sıcak tutabilmek adına öpülesi elleriyle tezek yapıyor..

Bir dörtlüğe de yer verilmiş üstelik: “Analar gül analar / Saçı sümbül analar / Evladına duacı / Dili bülbül analar.. (ŞAŞKUNİ)” diye yazılmış.. ŞAŞKUNİ amcayı iyi tanırım; babamın da arkadaşı idi.. Kendisinin bize geldiğini de bilirim. Rahmetlinin sözleri gerçekten büyük değer taşırdı.. O’nun “Yılda bir mi olur analar günü” şiirini de bilirim.. Bütün şiirlerinde olduğu gibi, bu şiirini de gerçekten çok içten duygularıyla dile getirmişti Rahmetli..

Güzel bir söz vardır herkesin ağzında.. “Ana başa taç imiş, / Her derde ilaç imiş, / Bir evlat pir olsa da; / Anaya muhtaç imiş!” Bu sözün Merhum Hüseyin Nail Kubali’nin, ya da Yunus Emre’nin olduğu söylense de, anlam olarak bu söz bütün toplumun olmuştur.

Kısacası, bizim inancımızda “Ana”ların değeri ancak “Cennet”le ölçülebilir. Sahabeden birisi Hazreti Peygamber (S.A.V.) Efendimize sorar, “.. Ya Resulullah! Annem babam öldüler. Bunlar için bundan sonra yapabileceğim bir iyilik var mıdır?”

Hazreti Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu: “Tabii ki vardır. Onlar için dua etmek, günahlarının bağışlanmasını Allah’tan dilemek.. Hayatta iken verdikleri sözleri onların adına yerine getirmek. Onlardan yana olan akrabalık bağlarını gözetmeğe devam etmek. Onların dostlarına, arkadaşlarına iyilik etmek.” (Ebu Davut, Edep, 129. İbn Mace).

Muâviye İbn Câhime’nin anlattığına göre; Câhime radıyallahu anh Peygamber aleyhissalâtu vesselâma gelip, “Ey Allah’ın Resulü, ben gazveye (cihada) katılmak istiyorum, bu konuda sizinle istişare etmeye geldim..” der. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da, “Annen var mı?” diye sorunca, “Evet” der.

Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm “Öyleyse ondan ayrılma, zira cennet onun ayağının altındadır.” diye buyurur. (Nesâî, Cihâd, 12).

Görüldüğü gibi hadis Kütüb-ü Sitte’de yer almaktadır. Mevzu / uydurma değildir. Fakat hadis âlimlerinden Hâkim bu hadisin muzdarip olduğunu belirtmektedir. (Bkz.: İsmail b. Muhammed el-Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 3. bs., Beyrut, 1988, c. 1 s. 335, hadis no: 1078).

Demek ki aramızdan ayrılmış olan değerlerimizi, analarımızı, babalarımızı yitirdiğimizde bile onlara yararlı olabilirmişiz.. Dahası, ölen bir kişi tamamen bitmiş sayılmamaktaymış inançlarımızda…

Bazılarının söylediği gibi, ölen bir kişinin işi bitmiyormuş.. Ana kaynaklarımıza göre, analar olsun, babalar olsun, daha iyi bir gelecek için, yetiştirdikleri çocuklarının hayırlarıyla, belki görüntüde olmadan yaşayabildikleri durumu da göz önünde bulundurarak, “öbür dünya” gerçeğiyle yüzleşmenin güzelliklerini ortaya koyup, yavrularını daha iyi yetiştirebilmek adına ellerinden geleni yapmak için ne gerekiyorsa onu yapmalıdır.

Hazreti Peygamber (S.A.V.) Efendimiz buyuruyor ki, “İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka - i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat.” (Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâya 14; Tirmizî, Ahkâm 36; Nesâî, Vasâyâ...

Bu Hadisi Şerif Müslim’de ise şöyle geçmektedir: “İnsan ölünce, üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka - i cariye, faydalı ilmi eser bırakmak veya ona dua ve istigfar edecek salih evlat.”

Demek ki, “Sadaka - i câriye” denilince, “Öldükten sonra da, amel defterimize sevap yazdıran sadakadır. Sadaka - i cariye, cami, çeşme, yol yapmak, ağaç dikmek, faydalı ilmi eser bırakmak gibi insanlara faydası dokunan her çeşit iyi işlerdir.

İslam büyüklerinden, çok sayıda eser vermiş olan Mısırlı Celadeddin Suyutî, sevabı kesilmeyen hayırların sayısını bir şiirinde ona çıkartmıştır ki sırasıyla şöyledir: 1. Neşredilmiş ilim, 2. Evladın duası, 3. Ağaç dikmek, 4. Sadaka - ı cariye, 5. Miras olarak bırakılan Kur'ân - ı Kerim, 6. Sınırda nöbet tutmak, 7. Kuyu kazmak, 8. Bir nehrin suyunu bir yere akıtıp insanların istifadesine sunmak, 9. Gariplerin barınması için hanlar ve imaretler inşa etmek, 10. İçerisinde zikir yapılması yahut ta Kur'ân - ı Kerim okunması için bina inşa etmek. (Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi).

“İstifade edilen ilim” Kendisinden (sürekli olarak) faydalanılan ilim kişinin sağlığında öğrenip, neşretmiş olduğu ilimdir. Neşir kitap yazıp yayımlama şeklinde olabileceği gibi, öğrenilen bilgileri başkalarına öğretme yoluyla da olabilir.

“Kendisine dua eden hayırlı evlat” Dua eden salih evlât: İbn Hacer el - Mekki'ye göre, burada salih evlat sözüyle anlatılmak istenen Mümin evlattır.

 
Etiketler: “CENNET, ANALARIN, AYAĞI, ALTINDADIR.”, 2,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Ulusal Gazeteler
BİZİM GAZETE
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
3
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
4
Göztepe
27
28
4
3
8
15
5
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
6
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
7
Trabzonspor
25
31
4
4
7
15
8
Bursaspor
24
27
5
3
7
15
9
Sivasspor
22
20
7
1
7
15
10
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
11
Kasımpaşa
18
24
7
3
5
15
12
Alanyaspor
17
26
8
2
5
15
13
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
14
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
15
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
16
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
17
Gençlerbirliği
12
19
9
3
3
15
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı